<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=30242405&amp;blogName=N%C3%A2m%C3%BCsait+Apokaliptik+Yayla&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fyamook-s.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fyamook-s.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Yazar Hakkında

"havaalanlarında, süpermarketlerde unutulan/kaybolan küçük, "hiperaktif", "siberaktif" bir çocuk"

nâmüsait apokaliptik yaylaya yayılmış kısa saçlı (y)ampirik heidi:

"şair burada heidi kızımızın bir gününden bahsetmektedir. bu heidi kızımız o gün içkiyi fazla kaçırmış olmasından sebep yolunu şaşırmış ve kendini bi' anda namüsait apokaliptik yayla'da bulmuştur. "madem küresel ısınma var neden yaylada uzun bir yürüyüşe çıkmayayım ki" der ve o yürüyüşün sonunda çimenlerin üzerine boylu boyunca uzanır. ve olaylar gelişir..."

Başucu Siteleri

son on zırva

zamanın ötesindeki yazıları

Düz, dümdüz... Çarşamba, Ekim 07, 2009 |

Gitmeye taktı bu aralar. Sıkıştığını hissediyor, her geçen gün daha huzursuz edici bir hâl alıyor durum.

Elini kolunu bağlayan bunca şey olmasa çoktan giderdi... Nereye gideceği o kadar da mühim değil, önemli olan gitmek.

Her gün aynı şeyler... Aynı saatte kalkıyor, aynı saatte işe gidiyor, aynı şeyleri yapıyor ve aynı yoldan dönüyor evine. Arada bir çizgiden çıkmaya kalktığında aynı hızla kolundan, bacağından çekiyor hayat ve tekrar hizaya sokuyor.

Belki yalnız kalsa, belki yalnız uyansa bir süre güne... Bedenine bunca hapsolmuşken ruhunu çıkarıp özgür kılmak ne kadar zor...

Küçük mutluluklara taktı bu aralar. Öyle bir salak oluyor, görseniz. Tüm gün onlarla avunuyor. Aman tanrım, ne kadar da güzel çikolata... Ah, hâlâ çocuk, hâlâ saf.

Küçük aksiliklere takıyor sonra, onca dert varken başında. Ah, hâlâ kontrol etmesini öğrenemedi öfkesini.

Düz, dümdüz bir hayat yaşıyor olmasına taktı aslında. Biraz dağılsın istiyor ortalık, bir fırtına kopsa... Kendi Bukovskisini bulmaya ihtiyacı var belli ki. Binbir gece bu aralar yoruyor.

Uçun kuşlar, uçun! |


Escape, originally uploaded by ρrakaz.

Etiketler: