kalmak/gitmek Çarşamba, Nisan 16, 2008 |
gitmek:
özlenecek her şey gittiğinde,
özlenecek hiçbir şey olmadığında,
özlenenler hep oradaysa gidersin.
ne alacağın, ne de vereceğin...
bir kaç özel eşya ve bir miktar sırdır yanındaki.
gerisi burada kalsın.
kalmak ise:
savaşmaktır.
gitmekten daha zor olduğu için daha az şey yazılır hakkında.
daha az bahsi geçer. gidemeyenin hapsi diye bilinir.
kalan kalakaldığından kaldı zannedilir.
kalan aklı kaldığı için gidemedi zannedilir.
oysa giden kalamadığından,
kalacak yer gösterilmediğinden gider.
gitmek istediğinden değil.
ilk el: kalmak, gitmek/@don isidro parodi
tanımak değildir tanışmak. kimi zaman onlarca kez tanışır ama tanımazsın.
kimi zaman tanıdığını zannedersin ama aslında her yeni günde başka bir yanı ile tanışırsın ve bir gün aslında onu hiç tanımamış olmayı dilersin. ,
tanımak değildir tanışmak. bir "tanıştığıma memnun oldum" kadar basit değildir.
memnun olmak için tanımak, tanımak için zaman, o zaman için de sabır gerekir.
bu yüzden tanımak değildir tanışmak.
"merhaba, ben ucu bucağı olmayan güvensizliklerine ket vurmak için çabalayan, bunu beceremeyip kendine yenilen donna" demez donna, don ile tanışırken. don da söylemez sevdiklerini bile binlerce kez yaralayabildiğini.
önce tanışırlar, sonra oklarını doğrulturlar birbirlerinin göğüslerine
ve tanırlar birbirlerini.
kim daha iyi yaralanırsa o daha iyi tanır ayakta kalanı.
ilk el: tanismak/@don isidro parodi
Etiketler: tanışmak