<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=30242405&amp;blogName=N%C3%A2m%C3%BCsait+Apokaliptik+Yayla&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fyamook-s.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fyamook-s.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Yazar Hakkında

"havaalanlarında, süpermarketlerde unutulan/kaybolan küçük, "hiperaktif", "siberaktif" bir çocuk"

nâmüsait apokaliptik yaylaya yayılmış kısa saçlı (y)ampirik heidi:

"şair burada heidi kızımızın bir gününden bahsetmektedir. bu heidi kızımız o gün içkiyi fazla kaçırmış olmasından sebep yolunu şaşırmış ve kendini bi' anda namüsait apokaliptik yayla'da bulmuştur. "madem küresel ısınma var neden yaylada uzun bir yürüyüşe çıkmayayım ki" der ve o yürüyüşün sonunda çimenlerin üzerine boylu boyunca uzanır. ve olaylar gelişir..."

Başucu Siteleri

son on zırva

zamanın ötesindeki yazıları

başka bir dilde konuşmak istiyorum Cumartesi, Mayıs 07, 2005 |

başka bir dilde konuşmak istiyorum. bambaşka bir dilden sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendileri dizilsin dinleyenimin kulağında. ben anlatırken saçma sapan öykülerimi, dinleyenim içimi görsün.
çığlığıma karışıp içine akan sözcüklerden yeni bir dünya, yeni bir yaşam çıkar mı?
başka bir dilde konuşsak başka insanlar olur muyuz acaba yaşadığımız aynı kara parçasının üzerinde? Yahut başka topraklara uzatsak ayaklarımızı, başka sözcükler yayılır mı bizden insanoğluna?
tebdili mekanda mı ferahlık vardır, yoksa biz mekanı değiştirdiğimizde, başka kadrajlara girdiğimizde başka insanlar mı oluruz? sormayan, sorgulamayan, görüp, çarçabuk anlayıp kavrayan insanlara dönüşmemiz hangi mekana geçtiğimizde, hangi dilde konuşulan toprağa gittiğimizde gerçekleşir.
kafka’nın metamorfozunda değişen dönüşen katip gibi biz de birkaç metrekarelik bir alanda yeni ve bambaşka uyanabilir miyiz ve daha önce aynı dilde anlaştığımızı sandığımız insanlarla şimdi başka bir dilde anlaşamayıp, anları aslında daha iyi tanıma olanağı bulur muyuz?
bir dil bir insan, iki dil iki insan derken aslında sadece teorik bir lisan kavramından mı bahsetmek zorundayız? alkol oranı yüksek bir sofrada arkadaşlarımızla yaptığımız sohbet esnasında kullandığımız dille patronumuzla konuştuğumuz dil aynı dil midir acaba?
bir günlük zaman dilimizde ilişkide bulunmak zorunda olduğumuz ve ilişkide bulunmayı kendimizin tercih ettiği insanlarla bambaşka lisanlar kullanmaz mıyız?